Zihinsel Konsantrasyon 3 – Düşüncenin Yolları

Düşüncenin Yolları

Benim size dikkatli bir şekilde açıkladığım, sizin de umuyorum ki kendi zihninizde gözlemlediğiniz akış ne kötü bir şeydir ne de düzensizdir. Bu zihnin rahatlamış halidir ve bunu zihinsel olarak yorgun olduğumuz zaman dinlenmek için kullanabiliriz. Zihinsel çaba gerektiren uzun çalışma dönemlerinde dinlenmek için bir süre ara verebiliriz ve bu sırada toparlanmak için basitçe arkaya yaslanıp gözleri kapatabilir, vücudu ve özellikle boynu rahatlatırken sakince zihinsel akışı izleyip dinlenebiliriz. Her zaman düşünmek sağlıklı değildir. Düşünmek sadece bilgi edinmek veya bilgiyi uygulamak için gereklidir. Yaşamak için gerekli değildir.

Bu akış düzensiz veya sebepsiz bir şey değildir, benim şimdi size göstereceğim sistem, Düşüncenin Dört Yolu adını verdiğimin açıklamasına göredir.

Akış bazen fikirlerin birbirini çağrıştırması olarak anlatılır ama açık konuşmak gerekirse bu terim (düşüncenin dört yolu) sadece “Yakınlık” etkilerini yani hatırlanan şeyler içinde onların parçalarını, niteliklerini, ilişkili olanları ve onlarla ilgili hatırlanan düşünceleri belirtir.

Eğer bu gece arabamla dışarı çıkmışken, Hollywood Bulvarı ile Vine Sokağı’nın köşesinde kaza yaparsam, bu bir “Yakınlık” durumudur. Bunun bende sinirsel bir şok veya yaralanmaya sebep olacak kadar güçlü olduğunu farz edelim, ama bilincimi tamamen kaybetmeyeyim. Böyle bir kazada bulundum – biri Galler’de diğeri Hindistan’da – ki arabalarda çok ciddi hasar olmasına rağmen sağ salim çıktım. Bu iki kaza hafızamda canlı olarak durur, öyle ki bu kazaların olduğu Holywell‘den ve Davala‘dan bahsedilmesi hemen aklıma onları ve olaylardaki pek çok detayı getiriyor. Şimdi Hollywood ve Vine‘ın kesişiminden bahsetmek bir patlama ve ezilen araçların görüntüsünden ziyade büyük bir banka ve “geç” işareti ile yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçen yayaların düşüncesini getirecek. Eğer bu yerde de benzer bir kaza yaşasaydım, yer ve olayla ilgili güçlü bir çağrışımım olacaktı; böylece yayalar ve banka, sokakların kesişimi ile ilgili olarak 2. ve 3. derece çağrışım durumuna düşecekti.

Fikirlerin çağrışım gücü (1) iki şeyi birleştiren canlı veya kişisel bir tecrübe ile -yukarıdaki gibi- veya (2) iki şeyi birleştiren güçlü ve kişisel tecrübe durumları olmadan, sürekli tekrarlamayla olur. İkinci çağrışım için örnek olarak, Fransızca “kitap” –  “livre”dir, öğrenci bunu genellikle birçok kez ikisini birlikte tekrarlayarak ezberler.

İlişkilerin böyle devam etmesi sadece kendi tecrübelerimizle değil, okuduklarımızla veya bize öğretilenlerle de gelişir.

“Yakınlık” tanımlamasının bu kısmını kapatmadan önce, benzer sıralamalar şeklinde, mekanda olduğu kadar zamanda da yan yana koyuşlarımız olduğunu belirtmeliyim. Nitekim koyu ve alçak bulutlar, yağmur fikrine sebep olur veya Amerika’da sokakta acayip bir şekilde çınlayan çocuksu melodi, dondurma aracının geldiğini haber verir. Bu durumda A harfi Q’yu veya X’i değil, B’yi çağrıştırır. Bazen bilimsel çalışmalardaki sayısız etki tepki ilişkisi bu “Yakınlık” durumuna örnek olabilir.

Düşüncenin diğer üç yolu: (2) Sınıf ilişkisi veya Mantıksal içerme, (3) Bütün ve Parça veya içerme veya somut içerme (4) Nesne ve Nitelik veya işlevsel içerme.

Farz edelim ki bir gruba ders veriyorum ve önümde oturan pek çok insana “inek” kelimesini telaffuz ettim. Bir insan kahverengi bir inek düşünürken, bir diğeri siyah bir inek düşünebilir; bense Hindistan’daki eski bir arkadaşımın gördüğü ve hakkında yazdığı beş ayaklı bir ineği düşünebilirim. Bazıları “inek” sınıf ilişkisinden, “hayvan” gibi daha büyük bir sınıf ilişkisine atlamış olabilir. Böylece bir nesne ve onun sınıfını birlikte görürken zihnin bir yoldan diğerine kolayca nasıl geçtiğini görüyoruz. Eğer size aniden “kalem” dersem ve aklınıza gelen ilk kelimeyi sorarsam bana “el” veya “kağıt” Yakınlıklarını söyleyebilirsiniz veya ikinci düşünce yolunu izleyerek aynı sınıf içinde giderken sınıfın diğer bir elemanı olan “daktilo” diyebilirsiniz. Eğer ben “sandalye” dersem, siz “annemin sallanan sandalyesi” veya muhtemelen “mobilya” veya o anki yolunuz “Yakınlık” ise bir sandalyenin üzerindeki minder tecrübesinden dolayı “minder” diyebilirsiniz.

Bu durumlarda izleyebileceğiniz iki düşünce yolu daha vardır. Birisi Analiz ya da somut dahil etmedir. Bu bir nesnenin parçaları ve bütünü arasındaki ilişkiyi verir. Bu, “inek”ten ineğin bir parçası ve bütünü arasındaki ilişkiyi verir. Bu “inek”ten ineğin bir parçası olan “boynuz”a veya “sandalye”den “arkalık” veya “bacak”a geçişe sebep olabilir.

Dördüncü olarak Nitelik Yolu veya işlevsel içerme; bundan “eski” veya “yeni”, “yumuşak” veya “sert”, “desenli” veya “sade”, “büyük” veya “küçük”, “yuvarlak” veya “kare”, “mavi” veya “yeşil”, “hızlı” veya “yavaş” gibi sayısız sıfat çıkabilir. Mesela “kaplumbağa” “yavaşlığı” çağrıştırır, “fil” “güce” sebep olur. Somut olanlardan ziyade soyut bir şekilde düşünmeye yatkın Hintli zihnine göre “inek” “iyilik” ve “bolluğu” çağrıştırır, çünkü bu onlar için çocukluktan beri bu sıfatların bir sembolü olmuştur. Kolaylık olsun diye Düşüncenin Dört Yolu ile ilgili örnekler içeren bir çizelge veriyorum.

Düşüncenin Dört Yolu

Örnekler:

  1. Süt-bebek; kalem-el; gemi-deniz; kürek-bahçe; yorgunluk-uyku; oburluk-hazımsızlık
  2. Hayvan-köpek; bakış-manzara; sandalye-masa; kırmızı-mavi; sıcak-soğuk
  3. Araba-tekerlek; ağaç-kök; ev-kapı; kök-dal; kol-bacak
  4. Dünya-yuvarlak; madeni para-gümüş; buz-soğuk; mürekkep-sıvı; limon-sarı

Bazı okurlar bunun teorik ve teknik olduğunu söyleyebilirler. Onları temin ederim ki bu yolların konsantrasyon alıştırmalarındaki amacından bahsetmedim. Öyle bile olsa konuyu daha genelleştirmenin ve bazıları için daha kolay yol olması için fikirlerin birbirini çağrıştırmasının her zaman bir sebebi olduğu söylenebilir -eğer bir zihinsel resim diğer yüzlercesini doğuruyorsa yüzlerce resimden her bir resim için de muhakkak bir sebep vardır ve ancak tüm süreçte tesadüf yoktur.

Eğer birisi kedi kelimesini duyduğunda neden süt düşündüğünü soracak olursa, bu birleştirme yakınlık tecrübesinden dolayıdır. Eğer o patilerini veya bıyığını düşünecek olursa, bu bıyığı ve patileri onun bir parçası olduğu içindir.

Yolların bilinmesi, mükemmel bir şekilde çalışabilmek ve “kedi”den çıkartılabilecek tüm fikirleri çıkartmak için önemlidir.

Geri Çağırma Alıştırması 1

Şimdi ilk alıştırmaya geçebiliriz. Aşağıdaki diyagramı çalışın.

 

Bunu büyük bir kağıda kopyalayın ve okların sayısını 100’e çıkarmaya çalışın. Her maddeye yol atarak veya sebep göstererek yazın, bunu diyagramda parantez içlerine yol numarası yazarak yapabilirsiniz. Eğer bir oturuşta 100 kelime yazamıyorsanız, diyagramı saklayın ve her gün çalışmaya devam edin. Eğer kedileri sevmiyorsanız, “köpek” veya başka bir şey kullanın; çünkü zihinsel sağlık açısından sevilmeyen şeyler üzerine kafa yorulmaması bir kuraldır. Bu alıştırmayı en az bir hafta boyunca her gün yapın.

Süt, fare veya bıyıkları üzerine düşünmemeye gayret edin. Onları sadece fark edin ve yazın, sonra dikkatinizi tekrar kedi üzerine kaydırın. Geri atlamayın ama kaydırın. Sonra kediye bakarken kendinize sorun “Sıradaki nedir?” Yeterince çok yazdığınızda zihninizin boşaldığını fark edeceksiniz ve artık yeni kelimeler gelmeyecek. Bir süre daha bekleyin, biraz zaman geçtikten sonra Dört Yolu kullanarak sistemli bir şekilde daha fazla fikir bulmaya çalışın.

Sonunda beklemeyi veya daha fazla kelime bulmayı bıraktığınızda, durabilir ve ne yaptığınız üzerine düşünebilirsiniz. Konsantre oldunuz, geri dönmeyi çalıştınız ve nasıl olduğunu hissettiniz. Bu arada zihninizin içindekilerin bir kısmını toplamış oldunuz.

 

Alıştırma 2

Zihinsel olarak (veya başka bir nesne) üzerine beş dakika konsantre olun. Saate bakın ve zamanı not alın. Zihinsel odağınızda kediyi beş dakika tutacağınızı kendinize söyleyin. Zamanı düşünmeyin ama onu not edin. Bir süre sonra kediyi unutup, başka bir şeyi düşündüğünüzü fark edeceksiniz; zamanı not edin. Bunun sebebini bulmaya çalışın. Bu süt, fare, bıyık veya kedinin etrafındaki yüz tane çağrışımdan herhangi birine bağlı bir kayma var mıdır? Ya da bu bedensel rahatsızlıktan, düzensiz nefes almadan veya görme, işitme, koku alma, dokunma gibi bir duyusal algıdan dolayı oluşan bir kayma mıdır? Ya da başarısız olma, acaba yapabilecek miyim, gibi düşüncelerden ya da endişe, öfke, memnuniyetsizlik, çekingenlik, üzüntü gibi bir sebepten mi oluştu? Bu alıştırmayı en az bir hafta boyunca her gün yapın ve konsantrasyon süresinin artmasını gözlemleyin.

 

Alıştırma 3

En önemlisi. Bunu bir ay boyunca her gün yapın.

Önceki gibi kedi veya güzel bir nesne üzerine konsantre olun. Sadece kediyi düşünmeye çalışmayın; ama düşüncenizi konulara oklar yönünde (1.alıştırma) göndermeye ve sonra merkeze dönmeye çalışın. “Süt-kedi, fare-kedi, bıyık-kedi, pati-kedi” ve sonra geri kalan tüm oklarınızı aynı şekilde devam ettirin. Düşüncenin dört yolu ile alakalı olarak kedi ile doğrudan bağlantılı ne varsa hepsini bulmaya çalışın. Artık daha fazla bulamadığınızda, kediyi dikkat merkezinizden kaçırmadan başka şeyler düşünmeye kendinizi zorlayın. Boşlukta gezinmeye çalışırken kediyi bırakmayın. Kendinize sorun: “Birinci, ikinci, üçüncü veya dördüncü yolda başka bir şey kaldı mı?”

Açıklama: Bu alıştırmada düşüncelerinizi veya fikirleri irade ile kontrol ediyorsunuz. Bir süre sonra iradeniz bir konsantrasyon halinde işleyecek bir geri çağırma alışkanlığı kazanacak. Bu alıştırmayı bir ay boyunca her gün tekrarladıktan sonra iradenin en ufak kararında, sessizce “Şimdi konsantrasyon” diyebileceksiniz – bu bir histir aynı zamanda. Yüzmeyi bilen herkese bu durum için iyi bir benzetme yapabilirim. Yüzmeye gidip havuzun kenarında durduğunuzda, kendinize “şimdi, yüz” dersiniz. “Ben mi?” diye soracaksınız, belki de şaşırarak “hiç fark etmedim” diyeceksiniz. Hayır, belki fark etmediniz ama kendinize “şimdi, yüz” dediniz ve aniden vücudunuzda bir değişiklik oldu ve yüzebiliyorsunuz. En iyi yüzücü bile olsanız, kazayla suya düştükten sonra kendinizi toparlayıp, “Sudaymışım” diyene kadar, bir acemi gibi bir süre çırpınır ve sonra neredeyse bilinçaltınızdan kendinize “şimdi, yüz” dersiniz.

Yürürken de durum farklı değildir. Ayağa kalkıp kendinize, “Şimdi, yürü” diyoruz. Sonra yürüyoruz ve tüm kaslar kendi işlerini yapıyor. Bu geri getirme yönetimini anlattığımda herkes şunu sorar: “Ama sürekli olarak bir nesne üzerine konsantre olmak ve zihin ondan uzaklaşınca geri getirmek şart değil midir?”

Cevap: “Hayır” Her durumda zihne veya vücuda şiddet uygulamamalıyız. Bizler itaat etmesi için vahşi bir hayvanı kırbaçlayan kötü veya kibirli efendiler değiliz. Bizler filozoflarız, nasıl yaşanması gerektiğini bilen insanlarız. Biz biliyoruz ki zihnin ve bedenin mutluluğu, kalıtsal yapı ve doğa ile uyumlu çalışmasına bağlıdır. Biz tepeden tırnağa hayatın gereklerinin yerine getirilmesini hedefliyoruz; kibirli bir şekilde güç elde etmek için bir parçanın diğerleri pahasına doğal olmayan bir şekilde gelişmesini değil.

Zihni yönetmek bir şeydir. Onu sağlıklı bir şekilde çalışırken yeni tecrübelerden zevk alan, istekli ve mutlu bir öğrenci gibi eğitmek başka bir şeydir. Zihnin doğal yolu; iradenin, düşüncenin ve aşkın uyumla  tek şeymiş gibi çalışması, bizim olayları ve amaçlarını anlamamız, çevremizdeki canlıları ve hayatlarımıza eğlence ve düzen getiren ilahi amaçların kökenini anlamak, en iyi yoldur. Bu sayede hayatlarımız güzelliği ve kokusu gizli derinliklerinden gelen güller gibi açacaktır, burada güç için savaşmak yoktur. Çiğ damlacığı ışıldayan denize düşerken evren büyüyerek ben olur.

Zihinsel Konsantrasyon

Ernest Wood

 

Reklamlar
Tagged with: ,
Katagorisiz kategorisinde yayınlandı
One comment on “Zihinsel Konsantrasyon 3 – Düşüncenin Yolları
  1. okumadanolmuyor dedi ki:

    Yazı oldukça vizyon arttırıcı ve doğru nokta atışları yaptırabilir.Teşekkürler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Acun Kutlu Melis
Accredited Member of WMA,
Member of INHA
Reiki Grand Master&Teacher
Reiki Enerji Ve Kuanum Merkezi - Takyon Türkiye
İletişim:
Email:
acunkutlumelis@gmail.com
Telefon:
0507 966 1026

Bu bloğa abone olmak ve yeni yazı eklendiğinde email ile bilgi almak için önce email adresinizi kutucuğa giriniz sonra "ÜYE OL!" buttonuna basınız.

Diğer 300 takipçiye katılın

Blog Stats
  • 733,211 hits