Olgunluk ve Yaşlanma – 1

Olgunluk ve yaşlanma arasında çok büyük, engin bir fark vardır ve insanların kafası bu konuda hep karışık kalmıştır. İnsanlar yaşlanmanın olgunlaşmak olduğunu zanneder, ancak yaşlanma bedene aittir. Herkes yaşlanıyor, herkes ihtiyarlayacak ama olgun olmak zorunda değil. Olgunluk manevi bir gelişimdir.

Yaşlanmak senin yaptığın bir şey değildir, yaşlılık fiziksel olarak kendi kendine gerçekleşen bir şeydir. Doğan her çocuk zaman geçtiğinde yaşlanır. Olgunluk senin hayatına getirdiğin bir şeydir; o farkındalıktan çıkar. Bir kimse tam bir farkındalıkla yaşlanırsa olgunlaşır. Yaşlılık artı farkındalık, yaşantı artı farkındalık, olgunluktur.

Bir şeyi iki biçimde deneyimleyebilirsin. Onu öylesine, hipnotize olmuş gibi, gerçekleşmekte olan şeye dikkat etmeden, fark etmeden deneyimleyebilirsin; olay gerçekleşti ama sen orada değildin. O senin mevcudiyetinde gerçekleşmedi, sen yoktun. Sadece oradan geçip gittin, sende hiçbir şekilde bir iz bırakmadı. Sende hiçbir işaret bırakmadı, ondan hiçbir şey öğrenmedin. O hafızanın bir parçası olmuş olabilir çünkü bir anlamda oradaydın ancak hiçbir şekilde senin bilgeliğin haline gelmedi. Onun aracılığıyla hiç gelişmedin. O zaman yaşlanıyorsun.

Fakat bir deneyime farkındalık getirirsen, aynı deneyim olgunluğa dönüşür.

İki tür yaşama yolu vardır: Birincisi derin bir uykuda yaşamaktır; o zaman yaşlanırsın, her yaslanmaan yaşlanırsın, her an ölmeye devam edersin, hepsi bu! Tüm yaşamın uzun, yavaş bir ölümden ibarettir. Fakat deneyimlerine farkındalık getirirsen —ne yaparsan, başına ne gelirse gelsin uyanıksın, dikkatlisin, tetiktesin; deneyimin her açıdan tadını çıkarıyorsun, onun anlamını çözmeye çalışıyorsun, onun en derinine ulaşmaya çalışıyorsun, başına gelen şeyi yoğun bir şekilde ve tam olarak yaşamaya çalışıyorsun— o zaman o yalnızca yüzeysel bir olgu değildir. İçinde, derinlerde bir yerlerde onunla birlikte bir şey değişiyor. Daha uyanık hale geliyorsun. Eğer bu deneyim bir hataysa onu asla tekrar etmeyeceksin.

Olgun bir kişi asla aynı hatayı tekrar etmez. Ama bir kimse sadece yaşlıysa aynı hatayı defalarca ve defalarca tekrar eder durur. O bir çemberin içinde yaşar; hiçbir zaman bir şey öğrenmez. Bugün kızacaksın, dün kızgındın ve önceki gün kızgındın. Ve, yarın kızacaksın ve öteki gün de kızacaksın. Tekrar tekrar kızarsın, tekrar tekrar tövbe edersin, tekrar tekrar onu bir kez daha yapmamak için derin kararlar alırsın. Ama karar almak bir şeyi değiştirmez; ne zaman rahatsız edilsen öfke seni ele geçirir, sana sahip olur. Aynı hata tekrarlandı: Yaşlanıyorsun.

Şayet tam olarak kızgınlığı deneyimleyecek olursan, bir daha asla kızmayacaksın. Tek bir deneyim bile onun aptallık, saçmalık, safi salaklık olduğunu öğretmeye yetecektir; o sadece bir günah değil, silme aptallıktır. Bir hiç uğruna kendine zarar veriyorsun ve başkalarına zarar veriyorsun. O buna değecek bir şey değil. İşte o zaman olgunlaşıyorsun. Yarın bu durum tekrarlanacak ama kızgınlık tekrarlanmayacak. Ve olgunluk edinmekte olan kişi bir daha kızgın olmayacağına karar vermedi, hayır; bu olgunlaşmakta olmayan bir kimseye ait bir göstergedir. Olgunluk sahibi bir insan asla gelecekle ilgili bir karar vermez; olgunluğun kendisi icabına bakar. Bugün yaşıyorsun; bu yaşantının kendisi yarının nasıl olacağına karar verecek; onun içinden çıkacak. Reikienerjivekauntummerkezi.wordpress.com

Şayet öfke can yakıcı, zehirleyici olduysa, cehennem azabı yaşattıysa bir tapınağa gidip, “Şimdi bir daha asla kızmayacağıma ant içiyorum,” diye ilan etmenin ne anlamı var? Tüm bunlar çocukça, hiç ilgisi yok! Eğer öfkenin zehirli olduğunu bilmişsen bitmiştir! Bu yol kapanmıştır, bundan sonra senin için bu kapı yoktur. Bu durum yarın tekrarlanacak ama sen o durum tarafından ele geçirilmeyeceksin. Bir şey öğrenmiş oldun; bu kavrayış orada olacak. Hatta belki de güleceksin, insanların nasıl da aptallaşabildiğine bakıp eğleneceksin. Anlayışın her deneyim aracılığıyla gelişiyor.

Hipnoz altındaymışsın gibi yaşayabilirsin —insanların yüzde doksan dokuzu böyle yaşıyor— ya da yoğun olarak, farkındalıkla yaşayabilirsin. Farkındalıkla yaşarsan olgunlaşırsın; aksi takdirde sadece ve sadece yaşlanırsın. Ve yaşlanmak bilge olmak demek değildir. Eğer gençken bir aptalsan ve artık yaşlandıysan, sadece yaşlı bir aptal olursun, hepsi bu! Sadece yaşlanarak bilge olamazsın. Hatta daha da ahmak olabilirsin çünkü bir robot gibi mekanik alışkanlıklara yapışmış olabilirsin.

Hayat iki şekilde yaşanabilir. Bilinçsizce yaşarsan yalnızca ölürsün; bilinçli olarak yaşarsan giderek daha fazla yaşam edinirsin.

Ölüm gelecek. Fakat, o hiçbir zaman olgun bir insana gelmez, sadece yaşlanmakta olan ve ihtiyarlayan bir insana gelir. Olgun bir kimse asla ölmez çünkü ölüm aracılığıyla bile öğrenecektir. Ölüm dahi yoğun bir biçimde yaşanacak, seyredilecek ve izin verilecek bir deneyim olacaktır.

Osho

Yazının devamı Olgunluk ve Yaşlanma – 2‘yi okumak için buraya tıklayınız.

Reklamlar
Tagged with: , , , , ,
Farkındalık - Aydınlanma, Osho kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Acun Kutlu Melis
Accredited Member of WMA,
Member of INHA
Reiki Grand Master&Teacher
Reiki Enerji Ve Kuanum Merkezi - Takyon Türkiye
İletişim:
Email:
acunkutlumelis@gmail.com
Telefon:
0507 966 1026

Bu bloğa abone olmak ve yeni yazı eklendiğinde email ile bilgi almak için önce email adresinizi kutucuğa giriniz sonra "ÜYE OL!" buttonuna basınız.

Diğer 308 takipçiye katılın

Blog Stats
  • 753,116 hits