Sayıların Gizemi – 3

7

BİLGELİĞİN SÜTUNLARI

Kişi, bu kitabın yazarı gibi ayın yedinci günü saat 7’de, 7 numaralı evde doğmamış olsa bile kesinlikle 7’nin öneminin farkında olabilir. Çok eskiden beri 7, insanlığı kendisine hayran bırakmıştır. Yedi Yaratılış sayısı adlı incelemenin yazarı Desmond Varley, kendisinden önce pek çok kişinin yapmaya çalıştığı gibi, dünyadaki her şeyi 7’ye indirgemeye çalışmıştır. Gerçekten de 7, 4 elementi kuşatan ve duyusal güçlere karşılık gelen maddi dörtlemeyle (hava=zeka, ateş=istenç, su=duygular, toprak=ahlak) birlikte yaratıcı ilkelerin üçlülüğünü (aktif zeka, pasif bilinçaltı ve işbirliğinin düzenleyici gücü) içerir. 7’nin böylesi 3’ü ruhsal, 4’ü maddi iki parça ilkeye bölünmesi ortaçağ yorum biliminde de çok sık kullanılmış, birçok sanatsal çalışmanın temelini oluşturmuş.

17. yy.’da Sir Thomas Browne’a göre her yedi yıl yaşamda, bedenin ya da zihnin, bazen her ikisinin doğasında bir değişiklik yapardı. Bununla birlikte 3 dönem özellikle önemlidir: 7×7= 49, 7×9= 63 ve 9×9=81. 63 yaş “en yazgısal biçimde sürdürülmesi düşünülen büyük dönüm noktasıdır”

İnsan gelişiminin 7 yıllık aşamaları Arap hekim ve filozof İbn Tufeyl, felsefi romanında açıkça ifade edilmiş: yabani bir ortamda tek başına yetişen kahraman 7 yıllık aşamalarla ahlaksal ve ruhsal mükemmelliğe ulaşır.

7, Çin’de insan yaşamıyla, özellikle de dişil yaşamla bağlantılıdır: 7 aylıkken kız çocuklarının süt dişleri çıkar ve 7 yaşındayken süt dişleri dökülür, 2×7 yaşında ergenliğe ulaştığı “yin yolu” açılır ve 7×7=49’da menapoz başlar. Tıbbi bakış açısından bu tamamen doğrudur ve buna, adet döneminin 7×4 günlük aralıklarla olduğu eklenebilir. Benzer şekilde hamilelik son adet döneminin ilk gününden itibaren toplam 7×40 gün sürer. Modern tıptan önce, hamileliğin yedinci ayında doğan bir çocuğun yaşayacağı, ama sekizinci ay doğanın yaşayamayacağı söylenir.

Reikienerjivekuantummerkezi.wordpress.com

7 sayısı okült güçlerinden dolayı her şeyi varlığa geçirme eğilimindedir. Hayatın eczacısıdır ve bütün değişikliklerin kaynağıdır. Ay her 7 günde bir 4 aşamada biçim değiştirir. 7, Babil’de gezegenlerin sayısı olarak bilinirdi: Güneş, Ay, Merkür, Mars, Venüs, Jüpiter ve Satürn (aslında güneş ve ay gezegen değillerdir).

7 yalnızca Yakın Doğu’da kutsal değildi: Kolomb öncesi Amerika’da Mayalar göğün 7 katlı olduğuna inanır ve 7’yi yer belirleme sayısı olarak düşünürlerdi. Onların inançlarına göre kadının (3) ve erkeğin (4) kavuşması yaşam bağışlanmış yeni bir birimi, 7’yi üretir. Asya ve Avrupa’da 3 ve 4’ün bu birliğinin tam tersi egemen olsa da aynı hakikate ulaşır: 7 yaşayan organizma.

İslam en baştan beri 7’nin öneminin farkında olmuştur. Kuran’a göre Allah cenneti ve dünyayı 7 katlı yaratmıştır. Hac sırasında, Mekke’deki Kabe’nin çevresinde dönmek demek olan tavaf 7 kez yapılmak zorundadır ve Safa ve Merve durakları arasında 7 şa’y, gidiş-dönüş yapılır ve hac’cın sonunda Mina yakınlarında şeytan  7’şer taşla taşlanır.

samHıristiyanlığın ilk dönemlerinden beri bilinen 7 Uyurlar Kuran’da da ortaya çıkar ve “sekizincisi köpekleri olan” bu dindar gençlerin adları, hem İslami hem de Doğu Ortodoks Kilisesi geleneğinde çoğu kez güzel bir kaligrafiyle yazılmış olarak nazarlıklarda kullanılır.

Kuran’ın surelerinin pek çoğunun başında bulunan Arap alfabesinin gizemli, bağlantısız harfleri arasında hm bileşimi 7 kez gözükür; bu daha sonra habibi Muhammad, “sevgili Muhammed’im” anlamında yorumlanmıştır. Kuran’ın ezberlenişinin 7 doğru biçimi vardır ve Mekke’ye hacca gidilirken hacı adayı belirli bir yerde 7 kez “Allahu ekber” (Allah her şeyden büyüktür) diye haykırır.

7, Sufilerce özellikle çok sevilir. Geç dönem Sufilik, gizemcilerin ruhsal güçlerini, üzerinde yoğunlaştırdıkları bedenin 7 letafet‘inden, hassas noktasından söz eder; bunlar Hint gizemcilik sistemlerindeki chakras‘la (çakralar) bir paralellik taşır. Sufiler, letafet aracılığıyla derin düşünmeye dayanan kesintisiz duaları sırasında bilincin daha yüksek ve yüce düzeylerine ulaşabilirler. Bu letafet, Tanrı’nın, Adem’den Muhammed’e kadar 7 büyük peygamberde kendisini dışa vuran 7 temel niteliğiyle ilişkili görülür.

Popüler deyimler 7’yi içeren deyişlerle doludur. İran’da kediler 7 canlıdır ve yavrularını 7 defa farklı yerlere taşırlar. İranlı, olumlu ya da olumsuz bir şeyden söz etmeden önce şöyle diyebilir: “Onunla (dinleyiciler) arasında 7 Kur’an (ya da 7 dağ) var sanki.”

Kitaplar ve masallar çok sık olarak yedili oluşturacak şekilde derlenirler; Sinbad’ın 7 yolculuğu gibi. Özellikle Farsça eserler adlarının çağrıştırdığı gibi coğrafi incelemeler olmayıp edebiyatın farklı türlerine ait risaleler de adlarını 7’nin bütünlüğü ile ifade edildi.

Reikienerjivekuantummerkezi.wordpress.com

7, Hindistan’da çok sık ortaya çıkmıştır. Gerçekten de 7, 3’ün yanı sıra, Vedalar’daki en önemli sayıdır. Özellikle de 7 eşi, annesi ve kıs kardeşi, 7 alevi, ışığı, dili olan, kendisine yedi katlı şarkılar adanan ateş tanrısı Agni ile bağlantılıdır. Fırtına ve yağmur tanrısı Indra “7 katil”dir ve dünya 7 kısımdır, mevsimler 7 tanedir ve cennette 7 orman bulunur, okyanusun 7 en derin yeri vardır ve ortak merkezli 7 kıtadan söz edilir. Kadim Hintlilerin 3 ve 7’ye duydukları bu yakınlık, Rigveda’da iki sayının kombinasyonunda da görülür: 7 ırmak 21’e çıkar ve ineğin bile 3×7 adı vardır. Böylesine önemli bir sayının ayinlerinde de kullanılmış olması çok doğaldır – örneğin evlilik ayininde ateşin çevresinde 7 adım atılır.

Böyle kadim Hint kavramlarının Budizmden alındığı açıktır. Yeni doğan Buda, bunun son doğuşu olduğu gerçeğini ifade etmek için 7 uzun adım atar. Arınmayı 7 yıl boyunca arar ve meditasyon için altına oturmadan önce Buda ağacının çevresinde 7 tur atar.

Yaygın kullanımından dolayı 7, “çok” anlamına gelen belirsiz yuvarlak bir sayı olmuştur. Yorumcu Donatius Tyconius Kutsal Metinlerin Yorumu İçin Yedi Kural adlı incelemesinde stereotip sayının sembolik olarak ele alınması gerektiğini ifade etmiştir: işte bu nedenle çok sık bir biçimde 7 rüzgar, 7 deniz, 7 iklim, 7 çağ ya da Doğu geleneklerinde 7 çöl ve dünyanın 7 harikasına paralel olarak 7 en bilge insanla karşılaşırız. Masallar da karşımıza çıkan Hydra’nın 7 başı vardı, Ajax kalkanı 7 kattı ve 7 dağın arkasındaki 7 cüceler ayrıca 7 kuzgun, 7 küçük keçi ya da beyaz atlara binmiş 7 atlı vardır.

9

BÜYÜTÜLMÜŞ KUTSAL 3

9 sayısı çeşitli biçimlerde yorumlanabilir. Bazen 9 acı ve kederle eş gören olumsuz özellikler içerdiği söylenebilir.

Klasik antikiteden beri bilinen başka bir yorum türü de, 9’un mükemmelliğe yakınlığını vurgulamaktır: Truva 9 yıl kuşatılmıştır ve Odysseus aynı sürede seyahat etmiştir. Dante yorumlarında bulunan Meleklerin 9 sıralanışı mükemmel 3’ün yansıması olarak düşünülebilir, bu da her şeyi saran Tanrısal Birlik’in mükemmel 10 biçimini almasıyla tamamlanabilir. 9’un bu “cennetsel” yorumunun bir başka yanı da 8+1’den türetilebilecek olan, çoğaltılmış ve zenginleştirilmiş olan sonsuz mutluluktur.

Çin geleneğinde 9 esas olarak cennet ve kozmolojik sorunlarla bağlantılı olsa da, insan bedeninin 9 açık ucuyla ve 9 tür uyumla da özdeşleştirilir. Bilge üstat Lao-tzu’nun 9’un önemini vurgulamak için, annesinin ona gebe kalışından 9×9 yıl sonra doğduğu söylenir.

Çinliler gibi Moğollar ve Türkler de 9 sayısını çok severlerdi. Türklerin önde gelen kabilelerinden birisi Dokuz Oğuzlar olarak bilinirdi. İnsanların önünde 9 kez eğilmek zorunda oldukları Moğolların Büyük Han’ı 9 sancakla ya da Cengiz Han’da olduğu gibi 9 Tibet öküzü kuyruğuyla kendisini belli ederdi. 9 Göksel küreden söz eden Türkler, “9’dan öte hiçbir şey yoktur” derler. Bununla birlikte bu sayının daha önemli bir rolü vardır; ortaçağ Arap kaynaklarının aktardığı gibi 9’lu hediyeler vermek adettir ve dokuz basitçe “hediye” anlamına gelirdi, çünkü -Moğol Hindistan’da bile- hediyelerin 9 parçadan oluştuğu varsayılırdı. Kırım Tatar Hanlığı’nın hükümdarları bile 9×9= 81 parça hediye alırdı.

Verilen bütün bu örneklerden sonra 9’un Türkçede yuvarlak bir sayıya dönmesi anlaşılabilir bir olgudur. Örneğin “9 ayın çarşambası hep birlikte gelir” demek insanın üstlendiği işin güç bela tamamlanabilecek kadar artmış olması demekti. “9 düğümle” bağlanan şeyler iyi korunuyordur. Dokuz köyden kovulan birisi her yerde düşüncesizce konuşan bir garibandır.

9’un önemi İngilizcede ve biraz azalarak da olsa Almanca deyimlerde de korunmuştur. Böylece bir insan yapmak için 9 terzi gerekir; Alman masallarında 99 minik terzi ortaya çıkar ve bu terzilerden birinin “Seni kahvaltı niyetine 9 defa yerim” diye tehdit etmesinin zayıf birisinin sefil bir ifadesi olduğu kolayca anlaşılabilir. Reikienerjivekuantummerkezi

9 sayısı Kelt ve Alman masallarında ve mitlerinde çok sık ortaya çıkar. Kral Arthur, babasının gücünün dokuzuncu kısmıdır; 9 kral ona saygılarını sunmuştu ve 9 kahyası vardı; 3×3 gün hapise atılmıştı. Bir öyküde Alman kahraman 9 gün ve gece suyun altında soluğunu tutar ve aynı süre boyunca uykusuz kalır; mızrakla vuruşu başkalarının 9 mızrağı kadar güçlüdür. Fareli Köyün Kavalcısı’nın çocukları flütünün dokuzuncu tonuyla büyülediği söylenir. Herkes kedilerin 9 canlı olduğunu bilir.

Roger Bacon’a göre, yıldız falının dokuzuncu burcu yolculuğa ve seyahat etmeye, dine, inanca ve ilahiliğe gönderme yapmaktadır. Tanrı’ya tapmanın, bilgeliğin, kitapların ve kutsal metinlerin burcudur ve genellikle “büyük talih” diye bilinen Jüpiter’in hükümranlığı altındadır. Bu nedenle 9, belirli koşullar altında, şans getiren bir sayı olarak düşünülebilir.

Annemarie Schimmel

Reikienerjivekuantummerkezi.wordpress.com

Bir önceki yazı Sayıların Gizemi – 2 ‘ yi okumak için buraya tıklayınız.

Yazının devamı Sayıların Gizemi – 4 ‘ü okumak için buraya tıklayınız.

Reklamlar
Tagged with: , , , , ,
Katagorisiz kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Acun Kutlu Melis
Accredited Member of WMA,
Member of INHA
Reiki Grand Master&Teacher
Reiki Enerji Ve Kuanum Merkezi - Takyon Türkiye
İletişim:
Email:
acunkutlumelis@gmail.com
Telefon:
0507 966 1026

Bu bloğa abone olmak ve yeni yazı eklendiğinde email ile bilgi almak için önce email adresinizi kutucuğa giriniz sonra "ÜYE OL!" buttonuna basınız.

Diğer 309 takipçiye katılın

Blog Stats
  • 755,678 hits