GELECEKTEKİ İNSAN TÜRÜNÜN BİLİNÇLİ FARKINDALIĞINA GENEL BAKIŞ

Herkes kendi bilinçli farkındalığını bu gezegen üzerine indirmek üzere (veya zorunda). Böylece herkes kendi tarihini yazacak. Herkes bunu er ya da geç başarmak durumunda. Yakında kimsenin birbiri üzerinde üstünlüğü olmayan bir farkındalık sistemi oluşacak. Diyelim benim farkındalığım 1 birim, sizin ki 1.5 birim olsun. Şimdi anlatacağımı boyutsal olarak kavramaya çalışmalısınız. Rakamsal üstünlükten bahsetmiyoruz. İnsani kategorilerin dışından bakıldığında bu iki farkındalık iç içe geçmiş olacak. Ve birbiri üzerinde hiçbir üstünlükleri olmayacak; aralarında sadece farkındalık farklılıkları yüzecek.

Diyelim siz çocukluğunuzda doktorculuk oynamayı çok seviyordunuz. Ve zaman içerisinde başka mesleklerde çalıştınız ancak daha çok dikkatinizi çeken şeyler ilaçlar, prospektüsler ve sağlığa ilişkin her şey. Pek çok defalar neden doktor olamadığınızı bile sorguladınız. Şimdi buna ihtiyaç duymadığınızın boyutsal farkındalığına gireceksiniz ama onu bu boyuta getireceksiniz. Çünkü bu yarattığınız projeksiyonun bir rüya olduğunu algılamaya başlayacaksınız. Bu basitçe sizin hayalinizin yansıması. Gerçekleşmemiş olabilir veya siz ona kapılıp doktor olmuş olabilirsiniz. Her ne olursa olsun fark etmeye başlayacaksınız ki bu yaşamı siz yarattınız ve sizler bunu yaratırken tamamen kontrolsüzdünüz. Burada sizin farkındalığınızı 1.5 kabul etmiştik. Gelelim benim 1 birimlik farkındalığıma. Her bir farkındalık çember gibi içiçe geçmiş olacağından sizin bana yansımanız bilinçaltımda olacak. Ben bu tür şeyler düşünmeyen biri olduğumdan sadece rüyalarımda bu sorunu göreceğim. Bu katmanları aşmak özel bir güç gerektirmeyecek ama bu katmanı bilgi ile aşabileceğim. Yani diğer kişi bana gelip senin şu sorunun var dediğinde ben onu rüyalarımın içerideki farkındalığımdan bilinçli farkındalığıma alabileceğim. Daha çok rüyalarda gezinmek gibi bir gündüz geçireceğiz. Neyi gerçek neyin hayal olduğunu bilebilen bir algımız olacak ama cisimlerin ve ilişkilerin yapay oluşu yani dışımızda oluşu ilgi çekici olacak. Dördüncü yoğunluğun ortamından kaynaklı, bir içe saplanıştan çok -ki bu çoğu zaman asosyal kişilik özelliği olarak kabul edilir- dış farkındalığın zihnimizde yüzmesine benzeyecek. Algıladığımız nesne veya ilişkilerin ve onlara bağlı maddi ve sözel anlamlarının hayali mi gerçeği mi ifade ettiğini düşünmek zorunda kalacağız. Bu bizi yeni yoğunluk ortamının tam ortasına bırakacak. Orada serseri düşünme mayınları olacak. Çarpabiliriz ya da yanlarından geçip gidebiliriz. Şanslıyız ki bu mayınlar görünür ve zihin perspektifinde algılanabilir olacaklar.

Bir araç alıyorsunuz. Arabanızı seçtiniz rengini beğendiniz senedinizi imzalamak üzeresiniz. Yanınızda vızıldayan şey sizin hayal gücünüz olacak ve göreceksiniz ki satın aldığınız şey bir hayal. Evet araç maddesel ama siz bir hayal satın almak üzeresiniz. Bu düşünce akıp giderken ne yapacağınızı bilemez halde olabilirsiniz. Bir anda paranızın boşa gittiğini ve süreci tersine çevirmekten çevrenizdekilerin hiç hoşnut olmayacağını düşünerek geri adım atamayabilirsiniz. Ne yazık ki satın aldığınız şey zihnen sahip olmak istediğiniz bir şeydi. Siz aracın peşinde değildiniz. Bu yoğunlukta şunu söyleyemezsiniz. Ben onu işe yaraması için alıyordum. Yoğunluk ortamlarında düşünce daima hızlıdır. Hem de çok hızlı. Bu durumunuza şu yanıtla devam edelim. Koşulunuza uymasını istediğiniz her türlü düşünce modeli bir bahanedir. Öyle ya da böyle bir düşüncedir. Tüm bunları yazmama neden olan şeyler gibi. O yüzden düşünce çok hızla sizi kat ediverip bedeninizi terk ettiğinde bahane dediğim şeyin ne olduğunu anlarsınız. Size cismin ve madde yapısının imkansızlığından bahsetmiyorum. Aracınıza binin ve keyfini çıkarın. Ancak satın alma karmaşasında anlayabileceğiniz şey boş vermişlik, anlamsızlık ve anlamını tam karşılamasa da tatmin olacaktır. Bu durumda aracı almanıza sebep olan bahaneler kayıp gideceğinden aracı sadece farkındalığınızla alabilirsiniz. Dünya insanları bunu yapmayı, her gün yapmayı ve basitçe çuvallamamayı öğrenecekler. Zevk olsun diye deneyenler olacaktır.  Ya da denerken afallayıp bundan hoşlananlar. Zihnen sorun edilecek bir şey de değildir. Yoğunluğun doğası gereği madde algısından daha yukarıda bir seviyeye geçiştir. Sorun etmeye ve bunu takıntılı hale getirmeye çalışabilirsiniz. Ancak bu tip durumları kavrama algınız tamamiyle değiştiğinden eski senaryoya tutunamazsınız.

Size iyi bir haber vereceğim. Ne hastalık ne de delilik kalmayacak. Şizofrenler otomatikman kendilerine gelerek uyanacaklar. (Beyin fonksiyonlarını yitirmiş olanlar delilik belirtisi göstermeden sessizlikle akmaya devam edecekler) Kanser bir anda iyileşebilecek. Kanser hastalığının devamlılığında ısrar etmek, ondan vazgeçmek istememek haline gelebilecek. Tabi ki eski alışkanlıklarından vazgeçmek istemeyenler olabilir. Maalesef bu da mümkün olamayacak. Yoğunluk ortamları herkes için geçerlidir. Bir denizde dibe batarsanız boğulursunuz. Bunun gibi düşünce frekansı artacağından eskiyi devam ettirme gibi bir şansınız yok. Yani hayattan zevk almak yaşamınızın her anını kaplayacak.

Reklamlar
Farkındalık - Aydınlanma kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Acun Kutlu Melis
Accredited Member of WMA,
Member of INHA
Reiki Grand Master&Teacher
Reiki Enerji Ve Kuanum Merkezi - Takyon Türkiye
İletişim:
Email:
acunkutlumelis@gmail.com
Telefon:
0507 966 1026

Bu bloğa abone olmak ve yeni yazı eklendiğinde email ile bilgi almak için önce email adresinizi kutucuğa giriniz sonra "ÜYE OL!" buttonuna basınız.

Diğer 308 takipçiye katılın

Blog Stats
  • 753,116 hits